Biber gazı ve cop yarası

Şener Levent – Bir video gördüm…

Çok yakıcı…

Yürek dağlayıcı…

Türk polisi ile sivil görevliler bir otobüs dolusu mülteci getirmişler Yunan sınırına…

-İnin aşağı, diyorlar onlara…

İnmiyorlar…

Otobüs kadın, çocuk dolu…

Tekrar bağırıyorlar:

-İnin!

Direniyorlar…

İnmiyorlar…

Polis üstlerine yürüyor bu kez tehditle:

-İnin dedim, yoksa döverim!

Çaresiz başlıyorlar inmeye…

Bir yandan çocuklar…

Bir yandan kadınlar…

***

Bir 20 Temmuz arifesinde Tayyip Erdoğan Kıbrıs’a gelmişti…

19 Temmuz 2011’de…

O gün sendikalar ve bazı partilerle örgütler bir protesto eylemi düzenlediler…

Ve bu eylem polis şiddeti ile bastırıldı…

Kadınlar bile şiddete uğradı…

Belleklerimizden uzun bir süre silinmedi o fotoğraflar…

Hala da canlı…

Ama kimse Tayyip Erdoğan’a faşist demedi…

***

22 Ocak 2018’de de demedi…

Ki gazetemize karşı düzenlenen linç girişimi onun hedef göstermesi ve kitlesini harekete geçirmesiyle yaşanmıştı…

Bu linç hareketi polisin kanatları altında gerçekleşti…

Taş yağmuruna tutulduk…

Polis seyretti…

Kaldırımdaki bayrak direğine tırmanarak pencerelerimizden ve balkonumuzdan içeriye daldılar…

Polis seyretti…

Polise müdahale etmeme emrini veren Polis Genel Müdürü hala oturuyor görevinin başında…

Kimse hesap sormuyor ondan…

Bizim için herkes,

-E siz de, “Türkiye’den bir işgal harekatı daha yazmasaydınız” dedi…

Yani sanki bu saldırıyı haketmişiz gibi…

Ben Tayyip Erdoğan’ı dava ettim…

Mahkememiz “Bu davaya bakamayız” dedi…

***

Ve nihayet Lokmacı…

Biber gazı…

Cop…

Şiddet…

Sebep dört kapının kapanması…

Anastasiadis kim?

-Faşist!

Rum polisi?

-Faşist!

Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırumlar ilk kez ortak bir hedefle polis şiddetine karşı ortak bir mücadele verdiler…

Direndiler…

Çok etkileyici…

Keşke yurdumuzun 46 yıldan beri süren işgaline karşı da böyle bir mücadele verebilselerdi…

Kapıların açılmasını istedikleri kadar, Maraş’ın açılmasını da isteselerdi…

20 Temmuz’un bayram olarak kutlanmasını önlemek için ayağa kalksalardı…

Ve Derinya’da İsak’ın başı ezilerek öldürülürken…

Ve masum Çakurmas uyuşturucu kaçakçısı diye yok yere tutuklanırken…

Şimdiki gibi böyle barış için yürüselerdi…

Kıbrıslırumların toplumumuza karşı kin ve nefretini artırmaktan başka işe yaramayan dağlardaki o bayrağın kaldırılması için seslerini yükseltselerdi…

***

Fitili Anastasiadis tutuşturdu…

Ve neden tutuşturduğunu bile izah edemedi…

Önce virüs dedi…

Sonra mülteciler dedi…

Ki bana göre de asıl sebep mülteciler…

Yani “Türkiye kapılarını açtı, kuzey de Türkiye’nin elinde, biz de bunun için tüm Avrupa gibi kapılarımızı kapattık” diyemedi…

Avrupa Birliği bugüne kadar neden sessiz kaldı Kıbrıs’ta kapıların kapanmasına?

Bir şey söyleyecek yüzü yok, o da kapılarını sıkı sıkı kapattı çünkü…

BM Genel Sekreteri Guterres neden cevap vermedi Akıncı’nın mektubuna?

“Kapılar kapatılamaz” diyemez miydi?

Demedi…

Şimdi olaylar çığırından çıktıktan sonra bir şey söylerler mi, merak ediyorum…

***

Kıbrıslıtürkler uzun yıllardan sonra ilk kez Rum polisi ile karşı karşıya geldi…

Coplandı…

Biber gazı yedi…

Polis her yerde bildiğiniz gibi…

Halka karşı egemenlerin bekçisi…

Lokmacı’daki ortak mücadele ve direniş eğer bundan sonra işgale karşı da verilecekse selamlarım herkesi…

Korkarım ki bu şiddet yeni gerginliklere yol açabilir adada…

İster misiniz şimdi Tayyip Erdoğan da çıkıp,

-Rum polisi vatandaşlarımıza karşı biber gazı kullandı, onları copladı… Rum saldırganlığı karşılık görecek, desin…

Bunlarla barış olmaz desin…

Birlikte yaşanmaz desin…

Ve faşist ilan edilen Anastasiadis için Akıncı’ya,

-Sen bu faşistle barışı mı görüşeceksin, diye sorsun…

***

Dünkü olaylarda kimler kimler yoktu ki…

İki yıl önce gazetemize yapılan o saldırıda polise hiçbir laf etmeyenler…

Türkiye’deki faşizme şimdiye dek hiç dokunmayanlar…

Türkiye’ye bir kere bile işgalci demeyip Anastasiadis’e faşist demek marifet mi?

Türkiye’den mültecileri toplayıp Yunan sınırına atanlara da söyleyecek bir çift sözünüz olmalı…

***

Yüksek yerden gelen emirlere uymayacak çok az yürekli insan var Kıbrıs’ta…

Bizde uymayanları cezalandırırlar, ailesiyle birlikte süründürürler…

Rum polisi barikatı yıkmak için hamle yapanlara zeytin dalı uzatmadı diye niçin şaştınız o halde?

(8 Mart 2020 tarihinde Afrika gazetesinde yayınlanmıştır)

About the author